Genel Bilgi
Kıbrıs, Akdenizin en büyük üçüncü adasıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (K.K.T.C.) başkenti Lefkoşa, resmi dili de Türkçe'dir. Ancak, adada bir çok insan İngilizce de konuşabilmektedir. Adaya herhangi bir pasaport ile gelinebilmekle birlikte, her giriş için en fazla 3 aylık vize verilmektedir. Sürenin uzatılabilmesi için KKTC Muhaceret Dairesi'ne başvurulmalıdır. Adada, Akdeniz iklimi hakimdir; yazlar sıcak ve kuru, kışlar ılık ve az yağışlıdır. Mayıs ve Ekim ayları arasında ortalama deniz suyu sıcaklığı 24C olan KKTC sahilleri, lokanta, kafeterya, bar gibi tesislerin yanısıra şemsiye ve diğer ihtiyaçları karşılayacak olanaklara da sahiptir. Ayrıca su kayağı, muz, ringo, jet-ski, paraşüt, sörf, v.b. her türlü aktivite ile animasyonlar da mevcuttur. Kullanılan para birimi Türk Lirası'dır. Adaya girişte getirilen yabancı para miktarına herhangi bir kısıtlama söz konusu olmamakla birlikte, getirilen miktarın ibraz edilme zorunluluğu bulunmaktadır.
Coğrafi Konum ve Nüfus
Akdeniz’in Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, üç kıtanın ticaret yollarının kesiştiği Doğu Akdeniz’de yer almaktadır. Adanın toplam yüzölçümü 9,251 kilometre kareolup, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzölçümü 3,242 kilometre karedir. Kıbrıs adasının en yakın komşusu, 65 km kuzeyinde yeralan Türkiye’dir. Ada ayrıca, Suriye’nin 100 km batısında, Mısır’ın da 420 km kuzeyinde yer almaktadır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 30 Nisan 2006 tarihinde yapılan Nüfus ve Konut Sayımı’nın kesin sonuçlarına göre tesbit edilen nüfus 265,100’dür. 2006 yılı Nüfus ve Konut Sayımı’nın kesin sonuçlarına göre kilometre kare başına nüfus yoğunluğu 82’dir.
Başkent Lefkoşa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük kentidir. Deniz kıyısında yeralan, Gazimağusa ve Girne de diğer önemli kentlerdir. Güzelyurt ve Lefke ise geniş narenciye bahçeleri ile ünlü iki şehirdir.
İklim
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tipik Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü, yazların sıcak ve kurak, kışların ılık geçtiği bir ülkedir. Yağışların büyük bölümü Kasım - Mart döneminde düşmektedir. En soğuk ay olan Ocak’ta en düşük ve en yüksek hava sıcaklıkları ortalama 6ºC ve 16ºC’dir. En sıcak ay olan Ağustos’ta ise en düşük ve en yüksek hava sıcaklıkları ortalama 21ºC ve 35ºC dolaylarında olmaktadır.
Flora
Kıbrıs'ın eşsiz Akdeniz iklimi doğal zenginliğin oluşmasında büyük bir etken olmuştur. En yaygın orman tipi ağaç türleri çam, servi, meşe ve sonradan adada yetiştirilen okaliptüstür. Kıbrıs'ta 150'ye yakın değişik türde Gramineae out dahil, doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen orkide türlerinden 30'u sadece Kıbrıs'ta yaşamaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan ve yalnız Kıbrıs'ta yetişen 19 bitki türü bulunmaktadır.
Fauna
Kıbrıs gerek adada yaşayan, gerekse kıtalar arasında göç eden hayvanları barındırması nedeniyle zengin hayvan türüne sahip bir ülkedir. Kuzey Kıbrıs coğrafik konumu nedeniyle Afrika ve Doğu Avrupa arasında kuşların konaklama ve yumurtlama merkezidir. Adada bulunan 350 türden 7 türü endemiktir. Ayrıca 26 farklı çeşit sürüngen ve amfibyum da yaşamaktadır.
Kıbrıs'ın eşsiz sahilleri ayrıca Akdeniz'de nesli tükenmekte olan caretta caretta ve chelonia mydas kaplumbağaları için uygun yumurtlama merkezleridir. Karpaz Milli Parkı'nda 250 civarında özgürce yaşayan yabani eşek bulunmaktadır.
Araba Kullanma
Kuzey Kıbrısta trafik akışı soldandır. Ülkenin farklı alanlarına ulaşımda az bulunan toplu taşıma araçlarından ve genelde 17.00 saatlerinden sonra otobüs seferi bulamamaktan dolayı, Kuzey Kıbrıs’ta araba kullanmak akıllıcadır. Ziyaretçiler isterlerse kendi arabalarını Kuzey Kıbrıs’a getirebilirler, 3 aylık araç kullanım sürelerini ülke içinde gerekle mercilere başvurarak uzatabilirler. Ziyaretçiler geçerli olan kendi uluslararası ehliyetleri ile veya ülkelerinden aldıkları geçerli ehliyetleri ile Kuzey Kıbrıs sınırları içinde araç kullanabilirler. Ziyaretçiler adaya girişlerinden itibaren başlayan araç sigortalarını yaptırmalıdırlar. Bir çok petrol istasyonu sabah 07.00’den akşam 20.00’a kadar açıktırlar, bazı istasyonlar geç saatlere kadar açıktır hatta 24 saat açık olan petrol istasyonu sayısı artmaktadır. Genel olarak şehirler ve kasabalar arasındaki yol yüzeyi iyi olmasına rağmen, dağ ve kırsal alanlarda yol durumu bozuk olabilmektedir, bu nedenle yağmurlu havalarda özellikle yağmurlu havalarda dikkatli olunmalıdır. Aksi bir işaret yoksa salon araçları 100km/st. sürat haddini aşamaz. Ön koltukta oturanlar emniyet kemerini takmalıdır. Belediyeye ait ücretsiz park alanları birçok şehirde bulunmaktadır.
Ada Tarihi
Kıbrıs'ın ilk sakinlerinin adaya Anadolu, Suriye veya Filistinden MÖ 7000-6500 yıllarında göç ettikleri sanılmaktadır. Doğal afetler yada düşman saldırılarından kaçarak sallarla adaya çıktıkları ileri sürülen bu insanların ülkelerinin dağları, açık havalarda adadan görülebilmektedir. Doğu akdenizin en önemli adası olan bu ada Kıbrıs adını, Tunç çağından başlayarak işletilen zengin bakır yataklarından almıştır. Konumu ve zeytin, tahıl üzüm gibi doğal zenginlikleri Kıbrıs'ı önemli bir ticaret merkezi haline getirmiştir. Bu özellikleri ile Kıbrıs, pek çok eski uygarlığın eline geçirmek için uğraş verdiği ve adayı eline geçiren bu uygarlıkların her birinin geride önemli kültür mirasları bıraktığı bir cazibe merkezi olmuştur. Mısırlılar, Asulular, Fenikeliler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Lüzinyanlar, Venedikliker ve Osmanlılar adada hükü sürmüş bu eski uygarlıkların en önemlileridir. Kıbrıs, gerek doğal güzellikleri gerekse tarihi zenginlikleri ile günümüzünde cazibe merkezlerinden biridir.
Kronolojik Takvimi
MÖ 7000 - 3000 Yeni Taş Devri
MÖ 3000 - 1450 Bronz Çağı
MÖ 1450 - 700 Eski Mısır Egemenliği
MÖ 700 - 545 Asur Egemenliği
MÖ 545 - 345 Pers Egemenliği
MÖ 345 - 290 Helen Egemenliği
MÖ 290 - 58 Ptolemik Egemenliği
MÖ 58 - MS 395 Roma Egemenliği
395 - 1190 Bizans Egemenliği
1190 - 1191 İngiliz Egemenliği
1191 - 1489 Lüzinyan Egemenliği
1489 - 1570 Venedik Egemenliği
1570 - 1878 Osmanlı Egemenliği
1878 - 1960 İngiliz Egemenliği
1960 - 1974 Kıbrıs Cumhuriyeti
1974'de Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında 1974 - 1983 yıllarında Türk Federe Devleti ile Rum Yönetiminde kalan Kıbrıs. 1983'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti olarak ikiye bölündü.
Kıbrıs Mutfağı
Evsahipliği yaptığı bunca kültürlerden süzülmüş birikimlerle Kıbrıs mutfağı, doğu ve batı lezzetlerinin sentezine ulaşmış ve bir “oriental” ekol olmuştur. Kıbrıs mutfaklarında et, deniz ürünleri, sebze ve meyva günlük ve taze tüketilir. Akşam sofralarında, ana yemekten önce yirmiye yakın çeşidiyle “ordövr” ve mezeler sunulur.
Cacık, humus, pastırma, yoğurt, fava, taze badem içi, turşu, salatalar ve zeytin çeşitleriyle başlayan ünlü mezelerin ardından, ızgara hellim, köfte, şiş kebap, şeftali kebabı, pirzola gibi ızgaralar ve fırın kebabı, küp kebabı, kolokas, molohiya, börek, bumbar, patates köftesi ve kabak çiçeği dolması gibi sıcak sipasiyaliteler gelir. Taze ve çok çeşitli deniz ürünleri, Kıbrıs mutfağında özel bir yere sahiptir.
Zivaniya, Rakı, Brandi ve şarap yerel içkilerin en sevilen türleridir. Ana yemekten sonra macun denilen tatlı ve meyvalar alınıp türk kahvesi içilir. Yakın doğunun sert içimli özel kahvesini Kıbrıs’ta yeniden tatmak gerekir. Sabah kahvaltılarında, yerel meyvaların yanı sıra, yoğurt ile doğal balın muheşem beraberliği mutlaka tadılmalıdır.
Kıbrıs'ın Şehirleri
Akdeniz'in mükemmel iklimi ve sıcak insanlarıyla ünlü Kıbrıs, üç kıtayı birleştiren en güzel adalardan biri olma özelliğini asırlardır taşıyor. İngiliz sömürgesinden kurtulduğu yıllardan sonra tam anlamıyla bir turizm cenneti olan ülke, rahatlamanız için herşeyi bünyesinde barındırıyor. Her türlü deniz sporlarını yapabileceğiniz Kıbrıs'ta ayrıca, zengin arkeolojik kalıntıları ve tarihi güzellikleri görme fırsatı da elde edebilirsiniz. Ülke, dünyanın hiçbir yerinde rastlayamayacağınız güzelliklere sahip olmakla birlikte, 300 gün güneş ışığıyla, tertemiz ve eşsiz sahilleri ve mükemmel doğasıyla tam bir cennet.
Tüm bunlara ek olarak ada insanının sıcaklığını ve mutfağının zenginliğinide katarsak ideal bir tatil için istediğiniz herşey Kıbrıs'ta mevcuttur. Siz belki bir doğa aşığı, bir arkeolog, yürümeye gelen, su sporlarının seven kısaca güneş tutkunuysanız bu küçük ada sizler için bulunmaz bir yerdir.
Burada Akdeniz'in inanılmaz güzelliklerini ve Beşparmak Dağları'yla birleşen görkemini izleme fırsatını bulacaksınız. Kıbrıs'ta bulunan turistik öneme sahip Girne ve Magosa'da damak tadınıza uygun bir çok restorant bulmanız mümkün. Yemeğinizi yerken altın sarısı kumların keyfini Magosa'da, liman keyfini'de Girne'de sonuna kadar yaşamanız mümkün.
Tüm bunlara sahip olduğunuzu düşündüğünüzde, efsanede olduğu gibi Sezar'ın Kleopatra'ya aşkını kanıtlamak için bu adayı neden verdiğinin cevabını kolayca verebilirsiniz.
Gazi Magosa
Esas itibarı ile küçük bir ticaret limanı ve balıkçı kasabası olarak kurulmuş olan GaziMagosa, XIII. yüzyılda Lüzinyanlar devrinde gelişmiş, Doğu ile Batı arasında önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Aynı dönemde inşa edilen 365'e yakın ibadet yeri ve devrin asillerine ait sarayları ile Akdeniz'in en zengin kasabalarından biri olmuştur. 1489'da Kıbrıs'a hakim olan venediklilerin dıştan gelecek saldırıları önlemek için ortaçağ savunma mimarisinin en güzel örneğini teşkil eden heybetli surları inşa etmişlerdir. Gezilecek başlıca yerler arasında; Lala M. Paşa Cami(St. Nikolas Katedrali), Otello Kalesi, Namık Kemal Zindanı, Salamis Harabeleri ve St. Barnabas Arkeoloji müzesi vardır.
Girne
Girne deniz ve dağ manzaraları ile konaklama tesisleri ve plajlar bakımından zengin bir kıyı şerididir. Girne Kalesi ve tarihi yat limanının ihtişamı günümüze kadar korunmuştur. Kale Bizanslılar tarafından inşa edilmiş ve yapıya Lüzinyanlar ve Venedikliler döneminde ilaveler yapılmıştır. Yatların barındığı at nalı şeklindeki liman, birçok lokanta, bar ve açık hava kafeteryalarıyla canlı bir görünümdedir.
Lefkoşa
Başkent Lefkoşa, Venedikliler tarafından 1570'de şehrin savunması amacıyla inşa edilmiş çember şeklinde kalın ve yüksek duvarlarla çevrilidir. Görülebilecek başlıca yerler arasında, Arap Ahmet Sokağı, Selimiye Cami, Yiğitler Burcu Parkı, Barbarlık Müzesi, Büyük Han, Belediye Pazarı ve Derviş Paşa Konağı gibi yerler vardır.
Güzelyurt
Güzelyurt adını yörenin topraklarının zenginliğinden, çevrenin yemyeşil olmasından almıştır. Her taraf narenciye bahçeleriyle kaplıdır. Yörenin en öenmli ürünü turunçgillerdir. Elde edilen buluntulardan Güzelyurt yakınlarındaki ilk yerleşmenin Neolitik döneme rastlandığını görmekteyiz. Tunç çağı'nda bölgenin yakınındaki bakır yataklarının işletildiğini gösteren buluntularla karşılaşılmıştır. Görülebilecek başlıca yerler arasında; Güzelyurt Müzesi, Soli Harabeleri ve Vuni Kalesi'dir.
İskele
İskele Kıbrıs'ın doğallığı bozulmamış ve güzel sahillerinin bulunduğu Karpaz yarınadasını içine alan bir ilçemizdir. Doğal güzelliklerinin yanısıra tarihi eserlerin de bulunduğu bu güzel ilçemizde zengin Flora ve Fauna'nın koruma altına alındığı Karpaz Koruma alanı vardır. Görülebilecek başlıca yerleri arasında; Apostolos Andreas Manastırı ve Aytrias Bazilikasıdır.
Doğal Bitki Örtüsü ve Vahşi Hayatı
Doğa; Kasım ayında uykudanuyanmaktadır. Bunun gerçekleşmesiyle çevre yeşile bürünmekte ve ilk yağmurların düşmesiyle birlikte çiçeklerle kaplanmaktadır. Numan çiçeği, Tavşan Kulağı çiçeği, Nergis, Sümbül çiçeği, süsen veya vahşi orkideler gibi türlü çiçekleri, badem ağaçlarının çiçeklerinin açılması izlemektedir. Nisan ve mayıs ayları altın renkli güneşin parlaklığının, zevkinin yaşandığı aylar olup;vMimoza(küstümotu), ebegümeci, yasemin, ve en sonunda da gelin tacı ile güller de yazın açmakta ve güzellikleriyle doğayı süslemektedir!
Kıbrıs'ın kendine has doğası ve bitki örtüsüyle sizleri eldeğmemiş güzellikler arasında bambaşka bir hayat bekliyor. Her bölgenin kendi özelliğini taşıyan güzellikleri, yine aynı bölgelerde yaşayan ve doğal yaşama renk veren canlılarla daha da ilginç bir hal alıyor. Girne bölgesinin dağa yakın bölümlerinde yer alan kır keçilerini yürüyüşe gittiğinizde görebilir. hatta onlardan yol arkadaşı edinebilirsiniz. Küçüklü büyüklü Kıbrıs'a özgü bir çok hayvanın arasında yerli ve yabancı herkesin büyük ilgisini çeken ve adeta ülkenin sembolü olan en büyük canlı ise kuşkusuz eşekler.
Karpaz yarım adasının göz alıcı güzellikleri ve bozulmamış doğası arasında kendilerine yaşam alanı yaratan eşekler, son zamanlarda kendileri için alınan önlemlerle yaşamlarını daha kolay bir şekilde sürdürme imkanına sahiptirler.
Genelde toplu halde dolaşan bu hayvanlar, yabani doğalarına rağmen arkadaş canlısı olmakla ün salmışlar. Evcilleştirilmiş olanlar köylülerin yakın arkadaşları olmalarının yanında onlara işlerinde de en büyük yardımı yapıyorlar. Bazen çocukların eğlencesi bazen de ulaım aracı olarak kullanılan eşekleri Karpaz yarım adasında doğal halleriyle görebilmek sizlere heyecan yanında büyük tecrübe kazandıracak.
|